Bu haber kez okundu.

Erdoğan artık hükümsüz!

BDP eski Eşbaşkanı ve Hakkari Adayı Selahattin Demirtaş, Türk Başbakan Recep T. Erdoğan’ın Kürt sorunu ilgili değerlendirmelerin sert bir dille eleştirdi. Demirtaş, ‘BDP Kürt sorunu önünde engeldir’ diyen Başbakan’ın Kürtleri kafasından sildiğini söyledi. AKP’den aday olan Kürtlere de çağrısını yineleyerek, „Gün birlik günüdür. Onurlu davranın ve adaylıktan çekilin“ dedi.

Seçim bölgesi Hakkari’de bulunan Selahattin Demirtaş, köy ziyaretlerine devam ediyor. 50 araçlık konvoyla yola çıkarak Musahan, Boybeyi, Yeşilbulak, Sarıtaş ve Bağışlı köylerine giden Demirtaş, ‘BDP Kürt sorunu önünde engeldir’ diyen Başbakan Erdoğan’a yanıt verdi. Demirtaş, şöyle konuştu: „Başbakan öyle bir noktaya geldi ki ne diyor biliyor musunuz? BDP Kürt sorunu önünde en büyük engeldir, diyor.Çözüm önünde en büyük engel BDP’dir, diyor. Yani diyor ki, Kürtler olmasa Kürt sorunu çok çabuk çözülür. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Kafasında Kürtleri silmiş durumda. Kürtler olmadan Kürt sorunu çözülür. Doğru, Kürtler olmasa Kürt sorunu da olmaz. Bu nedenle bu seçimde bu zihniyete karşı vereceğimiz mesaj şudur. Asıl senin zihniyetin Türkiye’deki bütün sorunların önünde engeldir.“

‘3’te 3 yetmez’

„Hakkari’de 3’te 3, bizim için başarı değildir“ diyen Demirtaş, hedef yükselterek, AKP’ye tek bir oy bile çıkmaması gerektiğini söyledi ve şöyle devam etti: „Bu dönemde hedefimiz Hakkari’de yüzde yüzlük bir sonuç almaktır. Sadece 3’te 3 kazanmak bizim için başarı olmaz. Hiç bir yerde, hiç bir sandıkta Hakkari’ye hakaret eden AKP’ye tek bir oy çıkmamalıdır. Tek bir oy Hakkari’ye hakaretin devamıdır. Bu nedenle bu seçim bu mesajı vermenin fırsatıdır.“

‘BDP gözyaşının kendisidir’

Erdoğan’ın meydanlarda partilerine hedef alarak yalanlara ve iftiralara sarıldığını belirten Demirtaş, ‘BDP kandan besleniyor’ ithamlarına da yanıt vererek „Başbakan’ın bozulan dengisi öyle görünüyor ki, 12 Haziran’a kadar yerine gelmez. Şu anda meydanlardaki yalanlara, iftiralara dayalı açıklamaları da öyle görünüyor ki Başbakan bu seçimde düşüşe geçtiğini göstermiş, panikle sadece iftira ve yalana sığınmıştır. BDP asla ama asla anaların gözyaşından ve kandan beslenmez. BDP anaların kendisidir. Anaların gözyaşının kendisidir“ dedi.

‘Başbakan’ın Hakkari’de hükmü yok’

Başbakan Erdoğan’ın Hakkari’yi yönetemediğini de belirten Demirtaş, „Kusura bakmasın Başbakan burayı yönetmiyor. Böyle bir şey yok! Başbakan’ın burada hükmü yoktur. Tek yetkisi var. Askeri operasyon emri veriyor. Tek yetkisi var, siyasi operasyon ve tutuklama emri veriyor. Burada Başbakan demek tutuklama demek, operasyon demek. Burada devlet demek karakol demek, başçavuş demek. Yoksa devleti göremezsiniz burada“ tespitinde bulundu.

‘Bu halk kendini yönetsin’

Demirtaş, şunları söyledi: „O halde bırakın bu halk kendi kendini yönetsin buralarda. Demokratik özerklik budur. Tehdidin en büyüğünü Başbakan yapıyor. Hala Hakkari’de Kürtçe eğitim yapılamıyor. Halen Hakkari’de işsizlik Türkiye ortalamasının dört katıdır. Yoksulluk Türkiye ortalamasının dört katıdır. Hakkari’deki çocuklar halen sağlık sorunu ile karşı karşıyadır. Bütün bunların sorumlusu buradaki halkmıdır, bizmiyiz? Anaların gözyaşları hala akmıyor mu? Bunun sorumlusu hükümet değil mi? Hangi çözümü yaptı da biz engelledik. AKP’nin seçim otobüsüne dönüştürmüşsünüz TRT-6’yi. Alın başınıza çalın.“

‘Kürtler korku sınırlarını aştı’

Demirtaş, Kürt halkının artık korku sınırlarını aştığına dikkat çekerek, „Öyle Jandarma’dan, Başçavuştan, bilmem AKP’nin polisinden, Başbakan’ın tehdidinden korkacak bir halk değildir. Bu mesele bitmiştir. Bu topraklarda herkes iradesini ortaya çıkaracak ve sandıklara özgür irade yansıyacaktır. Biz buradaki bu özgür iradenin teminatıyız. Kim nereye oy vermek istiyorsa oraya oy versin diye bu korkuları kırmaya çalışıyoruz. Biz hiç kimseyi tehdit etmiyoruz“ dedi.

AKP’li adaylara çağrı

Kürtler arası birliğe en çok bu dönemde ihtiyaç duyduklarına vurgu yapan Demirtaş, diğer partilerden aday olan Kürtlere çağrısını da yineledi: „Kürtlerin birlik ve ittifakları bu kadar güçlenmişken, yereldeki bazı kişilerin bu birliği bozmasına müsaade edemeyiz. Gün birlik günüdür. Daha önce de söyledim tekrar belirtiyorum. Hakkari’deki hiçbir aile ile karşı karşıya değiliz. O yüzden sistem partilerinde aday olan kişilere sesleniyorum. Partimizin kapısı daha önceden de herkese açıktı, şimdi de sonuna kadar açıktır. Gelin siz de bu birliğin içinde yerinizi alın. Bakın sizin mensubu olduğunuz aileler de bizimle birlikte olmak için gönül vermişler. Siz de olduğunuz yoldan geri dönün. Burada yüzde yüzlük başarımız kesinken, sizin şartlarınızı zorlamanızın bir anlamı yok. Gelin sizler de aday olduğunuz partiden istifa edin ve halkınızın ve ona gönül verenlerin yanında yerinizi alın. Sizin için en onurlusu budur.“

‘İftiracı Başbakanı Allah ıslah etsin’

Demirtaş dün de kent merkezinde esnaf ziyaretinde bulundu. Radyo programına da katılan Demirtaş, son günlerdeki gelişmelere yönelik soruları yanıtladı. Erdoğan’ın ‘BDP-CHP hatta MHP ittifak yapıyor’ sözlerine ilişkin Demirtaş, „İftiracı bir Başbakanımız var. Allah ıslah etsin diyorum“ dedi. Demirtaş Belediye Lokali’nde de kadınlarla biraraya geldi. Yoğun ilgiden dolayı lokalde yer kalmayınca toplantı belediyenin çay bahçesine taşındı.

DİHA/HAKKARİ




Belediyelerden özerkliğe destek

Amed Demokratik Kent Konseyi’nin belediyelere yaptığı “İkili hukuku tanıyın” çağrısına BDP’li belediye başkanları olumlu yanıt verdi. 1 Haziran’da Amed’e gidecek Türk Başbakan Erdoğan’a da seslenen belediyeler, “Çözüm projen yoksa gelme” dedi. Amed’deki BDP’li belediye başkanları ile il genel meclis üyeleri de dün toplanarak Kent Konseyi’nin kararlarını ve çağrısının tartıştı. Toplantı sonucunda yapılan açıklamada Kent Konseyinin kararlarının saygıyla ve olumlu karşılandığı duyuruldu. Yerel yönetimler adına açıklamayı yapan Diyarbakır İl Genel Meclisi Başkan Vekili Fatma Emel Sümbül, “Devletin katı merkeziyetçi tutumu, toplumun bütün ihtiyaçlarına rağmen devam etmektedir” diyerek yerel yönetimlerin güçlendirilmesini ve merkezi yetkilerin yerellere devrildilmesini istedi. Demokratik Özerklik projesinin ayrıştıran değil, bir arada yaşama istencini ve iradesini pekiştiren bir statü olduğuna dikkat çeken Sümbül, “Bu temelde, özellikle tartışmalarda demokratik bir anayasa olmazsa olmazdır. Yapılacak yeni anayasada, kamusal alanda Kürtçenin ve farklı dillerin kullanılması kabul edilmelidir. Birçok kurumsal yetkiler yerellere devredilmelidir. Siyaset ve mevcut iktidarlar toplumun bu beklentilerine cevap vermezse, toplumun kendi demokratik işleyiş mekanizmalarını da oluşturacağı bilinmelidir” uyarısında bulundu.

Erdoğan’a çağrı: Projen yoksa gelme!

“Bu konuda tüm kent bileşenlerinden oluşan Diyarbakır Demokratik İl Konseyinin yaptığı açıklamayı saygıyla karşılıyor ve katılıyoruz” diyen Sümbül, Hükümet ile Amed’i ziyaret edecek Başbakan’a şu çağrıda bulundu “Çatışmasızlık sürecinin değerlendirileceği 15 Haziran tarihinden önce Hükümet, demokratik bir anayasanın oluşturulması konusunda açıklama yapmalıdır. 1 Haziran’da Başbakan Erdoğan Diyarbakır’da seçim mitingi yapacaktır. Şu ana kadar ülkenin demokratikleşmesi ve Kürt sorunun çözümü konusunda herhangi bir adım atılmamıştır. Eğer yeni bir şey söylenmeyecekse, Başbakan’ın Diyarbakır’a gelişinin bir anlamı olmayacaktır. Bu gelişmeler ışığında devleti, hükümeti ilgili tüm kesimleri Kürt sorunu ve demokratikleşme konusunda adım atmaya çağırıyoruz.”

Batman da katıldı

Batman Demokratik Kent Konseyi de “Demokratik Özerkliği” fiili olarak hayata geçirme kararı aldı. Dün yapılan basın açıklamasında “Demokratik Özerk ve özgür yönetimlerimizi kurarken, hazırlanacak yeni anayasada Demokratik Özerkliğin tanınması şartıyla demokratik anayasa ilkelerine bağlı kalınacağını da buradan vurgulama gereği duyuyoruz” denildi. Konsey, belediyeleri de çok dilli hizmet çalışmalarına başlatmaya çağırdı.

DİHA/AMED-BATMAN


YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.