Bu haber kez okundu.

Bakanlar Kurulu sonrası flaş açıklamalar

İşte Bekir Bozdağ'ın açıklamalarından satır başları:

Hem içerde hem dışarıda Türk ekonomisi hakkında kirli algı operasyonları yapanlar var. Bu açıklanan rakamlar kirli algı operasyonu yapanları da bir nevi yalanlamıştır. Türk ekonomisi dinamik ve güçlü bir yapıya sahiptir.

HÜKÜMETİMİZ ARAKANLI MÜSLÜMANLARIN YANINDA OLMUŞTUR 

Arakan'da çok büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Myanmar hükümetinin emrindeki güvenlik güçleri Arakanlı Müslümanların üzerine güvenlik güçleri gitmiş ve pek çok kadın çocuk masum insanlar hayatını kaybetmiş, binlercesi yaralanmış binlerce insan da yerinden yurdundan edinmiş durumdadır. Ve bu insanlar büyük bir dram yaşarken bütün dünya da maalesef bunu izliyor. Türkiye ise bu insanların yanında olan bir tutum içerisinde olmuştur.

Ben bu vesile ile tüm vatandaşlarımızı Arakan'a yardıma çağırıyorum. Ve halkımızın da bu konuda gerekeni yapacağına inanıyorum.

KILIÇDAROĞLU ÖNCE YÜRÜDÜĞÜ KİŞİLERDEN BAŞLASIN 

(CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun '4 yılda terör sorununu çözemezsem siyaseti bırakacağım.' açıklaması) Önce işe bakmak lazım lafa bakmamak lazım. Ben sayın Kılıçdaroğlu'na eğer terörü bitirecekse önce koluna girip yürüdüğü kişilerden başlaması lazım. HDP herkesin bildiği gibi PKK'nın siyasal bir uzantısıdır. Hep birlikte biliyoruz. Yürüyüşte de nasıl bir dayanışma içerisinde olduğunu biliyoruz. Öncelikle aralarına mesafe koyması lazım. Eskiden hendek terörü vardı PKK değişik yerlerde hendekler kazdı barikatlar kurdu Sayın Kılıçdaroğlu da hendeğin ötesindeki arkadaşlar diye hitap etti PKK'lı teröristler için. Kılıçdaroğlu öncelikle bu söylemini değiştirmesi lazım.

'ELİNDE FORMÜL VARSA MİLLETİN ÖNÜNE KOYSUN'

Tanrıkulu'na dönüp sen bu sözünle kimi kast ediyorsun teröristlerden yana mısın yoksa Türkiye Cumhuriyeti'nden yana mısın diye Kılıçdaroğlu'nun ona sorması lazım. Ayrıca elinde terörü bitirecek bir planı varsa bunu da açıklamasında fayda var. Türkiye'de iş başında olan bir hükümet var terörle mücadelede verilen şehitlerimiz var gazilerimiz var. Eğer terörü bitirecek elinde bir formül varsa ben Sayın Kılıçdaroğlu'nu o formülleri milletin önüne koymaya davet ediyorum. 

Sayın Kılıçdaroğlu'nu kavga yapmaya değil, halkın gönlünü kazanacak politikalar, projeler üretmeye davet ediyorum. Sen onu yaparsan halkın gönlüne girersin, halk da sana iktidar olma imkanı verir. Yoksa kavga edene bu halk bugüne kadar iktidar yüzü göstermedi. Eylem yapanlara da göstermedi. Eğer öyle olsaydı PKK terör örgütü çoktan iktidar olurdu Türkiye'de, eğer öyle olsaydı DHKP-C iktidar olurdu. 

PKK EYLEM YAPMA KABİLİYETİNİ KAYBETMİŞTİR 

Terör örgütü bugün planlı programlı eylem yapacak kabiliyetini kaybetmiştir. Terörün belini kıran büyük bir mücadele yürümektedir. Bundan sonra da bu mücadele yürüyecektir, SİHA'lar da terörle mücadelede güvenlik güçlerimizin kullandığı önemli bir enstrümandır. Terörün temizlenmesinde SİHA'ların büyük bir rolü vardır.

CHP 27 NİSAN'DA NEREDEYDİ? 

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde halkı sokağa dökenler demokrasi mi istiyorlardı hayır. Kendi isteklerine uygun bir Cumhurbaşkanı istiyorlardı. Sayın Baykal AYM'ye konuyu taşıdı ve AYM eğer istediğimiz yönde karar vermezse kan akar demişti. Meclis'i kilitlediler. Demokrasi mücadelesi öyle olmaz. Türkiye'nin halktan en fazla oy almış ve yüzde 47 ile oy almış partiye ve onun vekillerine ve genel başkanına dünyanın krizde olduğu bir dönemde kapatma davası açıldı, CHP neredeydi o zaman?

İKTİDAR KAVGA İLE OLMAZ, SANDIKTAN ÇIKAR 

Darbe teşebbüsünün olduğu zamanlarda Meclis'te CHP'li vekiller vardı kendilerine teşekkür ediyorum ancak genel başkanları o akşam tankların önünde durmak yerine tankların arasından geçip Belediye Başkanı'nın evine gitmiştir. Nasıl bir demokrasiden bahsettiklerini anlamak mümkün değildir. Demokrasilerde iktidar olmak isteyenler kavga ederek iktidar olamazlar. Sandıktan iktidar çıkar.

BU MİLLET EYLEM YAPANI KAVGA EDENİ SEVMEZ 

Siyaseten mücadelenin yolu planla programla fikirle halka meselelerin nasıl çözüleceğini anlatmakla olur. iktidara alternatif politikalar üreterek olur. Maalesef ana muhalefet bu yönde bir politika üretmiyor. Bakarsanız kullandıkları dil meşru olmayan hep şiddet içeren bir dil. Bu millet eylem yapanları kavga yapanları sevmez.

BİZİM İŞİMİZ ÇOK 

Demokrasiye inanan birisi ben kavga edeceğim demez. Ben inandığım fikirlerin mücadelesini meşru yollarda vereceğim ve kavga etmeyeceğim. AK Parti kavga ederek gelmedi. Daha önce belediye başkanlığı koltuğu elinden alındı haksız yere hapse konuldu kapatma davası açıldı AK Parti ben kavga edeceğim dedi mi arkasında yüzde 50 oy olmasına rağmen. Hep demokrasi dedi hep hukuk dedi hak dedi ve aziz milletimizin kararı dedi. Kavga etmek isteyenler kendileri ile kavga edebilirler. Bizim işimiz çok.

17-25 ARALIK'IN DEVAMIDIR 

Uluslararası hukuka aykırı hiç bir ticari işlem yapılmamıştır. Konusu suç olan bir işlem yapılması ise asla mümkün değildir. Yapılan tüm işlemler uluslararası hukuk çerçevesinde yapılmaktadır. Hukuka aykırı bir iş yok suç olan bir iş de kesinlikle yoktur. ABD'de Rıza Sarraf üzerinden yapılmak istenen şimdi de Sayın Bakanımızın isminin karıştırılmasının işinin özü şudur 17-25 Aralık sürecinde FETÖ'nün yargı yolu ile yapmak istediği ama başaramadığı öyküsü şimdi de ABD yargısını kullanmanın tekrarından başka bir şey değildir.

Bildiğiniz gibi 17-25 Aralık'ta FETÖ kumpas kurmuş ve örgüt mensupları eli ile bir hukuk darbesine teşebbüs etmiştir. Savcılık daha sonra soruşturmasını yapmış ve hukuka aykırı olan bütün bu işlemleri değerlendirmiş ve takipsizlik kararı vermiştir. TBMM Araştırma Komisyonu kurmuş konuyu enine boyuna değerlendirmiş ve Yüce Divan'a gitmeme kararı vermiştir. Bunlar iftira kumpası olmasına rağmen değerlendirilmiştir.

'İRAN' AÇIKLAMASI

Türkiye ile İran arasındaki ticari ilişkilerin hepsi hem ülkemizin ulusal hukukuna hem de uluslararası hukuka uygundur. Ulusal ve uluslararası hukuka ayrı hiçbir ticari işlem yapılmamıştır. Yoktur böyle bir işlem. Konusu suç olan bir işlem yapılması ise asla mümkün değildir. Türkiye'nin bankalarının ve Türkiye'nin yaptığı bütün ticari işlemler uluslararası hukuk çerçevesinde ve bütün denetimler altında yapılmaktadır. Hukuka aykırı bir iş yok, suç olan bir iş de kesinlikle yoktur. 

ABD'DEKİ DAVADA FETÖ PARMAĞI VAR 

New York bölge eyalet başsavcısı daha önceki savcı Bharara elindeki olan belgeler daha doğrusu kağıt parçalarını FETÖ örgüt mensupları tarafından kendisine iletilmiştir. Soruyorum Türkiye'deki FBI yetkilisi doğruladı onu. Peki bu FBI yetkilisi bu bilgileri kimden aldı nasıl onayladı yok. Bu FETÖ'nün görmek istediği hesaba ABD yargısı alet edilmiştir. İşin garibi FETÖ'nün Türkiye'de ağırladığı ve moderatör yaptırdığı kişi Rıza Sarraf dosyası ve dolasıyla Sayın Bakanımızla ilgili yargı işlemini yapacak hakim. Biz ABD'li yetkililere düşüncemizi çok net şekilde söyledik. Sayın Zafer Çağlayan Türkiye Cumhuriyeti devletinin Ekonomi Bakanı olarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin çıkarlarını korumak görevindedir. Kendisi bunu yaparken de yasalara uygun şekilde görevini yapmıştır. Bunu hep beraber görüyor ve takip ediyoruz. Bu kirli bir oyunun parçasıdır.

Çok net bir şekilde bilgisayar üzerinde kendilerine sunulan bilgiler üzerinden oynama yapıldığı çok açık net görünüyor. FETÖ konusunda uzman birebir takip eden kişilerin dahi bilemeyeceği bilgiler var ellerinde. Kim verdi bunları FETÖ'cüler verdi ve onlar da kullanıyor. Bu kabul edilemez bir durumdur.

PKK PYD terör örgütünün destekçilerinin o gün orada yaptığı eylem sonrası verdikleri ifade sonrası hazırlanan bir ifadedir. Diğer koruma görevlilerinin verdiği ifadeler nerede yok. Onlara itibar edilmemiştir. Bizim de bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Cumhurbaşkanımızın yurt dışında güvenliğini sağlamak seyahatte bulunduğu ülkenin de en önemli görevidir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin Cumhurbaşkanı'na karşı bir eylem yapıldığında bunu engellemesi gereken ABD güvenlik görevlileridir.

KORUMALARA AÇILAN DAVA HAKSIZDIR 

PKK/PYD terör örgütünün destekçilerinin o gün orada yaptığı eylem sonrası verdikleri ifade sonrası hazırlanan bir ifadedir. Diğer koruma görevlilerinin verdiği ifadeler nerede yok. Onlara itibar edilmemiştir. Bizim de bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Cumhurbaşkanımızın yurt dışında güvenliğini sağlamak seyahatte bulunduğu ülkenin de en önemli görevidir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin Cumhurbaşkanı'na karşı bir eylem yapıldığında bunu engellemesi gereken ABD güvenlik görevlileridir. 

Türkiye-ABD iki dost ve müttefik ülkedir. İki ülke ilişkilerinin olumlu, uyumlu olması iki ülkenin de çıkarlarınadır. Türkiye-ABD ilişkilerini bozmak isteyen çevrelerin pek çok yönden bu ilişkilere zarar vermek için önemli gayretler içinde olduğunu biliyoruz. Daha fazla bu ilişkilerin yıpranmasına, bozulmasına, bu ilişkileri bozmak isteyen çevrelerin hesaplarına izin vermemek gerekir. Umuyorum ki ABD hem korumalarla hem de diğer konuyla ilgili değerlendirmelerini daha sağlıklı bir şekilde yapar ve bu konularda bir olumlu gelişme olur.

BU TEK BAŞINA ALINABİLECEK BİR KARAR DEĞİLDİR 

Türkiye Irak'ın toprak bütünlüğüne ve siyasal birliğine bağlı bir ülkedir. Bütün politikalarında Irak'ın toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini savunmuştur. Orada sorunlar olduğunu biliyoruz. Bunun da çözümü merkezi yönetimle konuşmakla olur. Bu karar bölge halkı tarafından kabul görmedi. Türkmenler ve Araplar yaptıkları açıklamalarda bu referanduma katılmayacağını açıkladı. Onun için bu tek başına alınabilecek bir karar değil.

BARZANİ REFERANDUMU İPTAL ETMELİ 

Türkiye bölgedeki huzur güven ve barışın devamından yanadır. Bu referandumun Barzani'ye bir faydası yoktur bölge halkına da bir faydası yoktur. Sayın Barzani'ye çağrım bu referandumun iptal edilmesidir. Vakit gelmeden önce yeniden gözden geçirip referandumu iptal edilmelidir. Türkiye bu konudaki görüşlerini en üst düzeyde ifade etmiştir. 

BAŞKA ÇAREMİZ YOK

(ODTÜ arazisinde başlayan yol yapım çalışmalarına yönelik eleştiriler) Biz kamu yararına olan adımları atmaya, milletimizin yararına olan eserleri yapmaya, Türkiye'de taş üzerine taş koymaya devam edeceğiz. Buna karşı çıkanlar da bağırmaya devam edecek, başka çaremiz yok. 

BUNLAR ÇAĞDAŞ GERİCİLER 

Biz ne yaptıysak karşı çıktılar. Üçüncü köprüyü yaptık karşı çıkanlar şimdi çok güzel kullanıyorlar. Eğer Türkiye bu zihniyete teslim olsaydı bugün aldığı mesafeyi alamazdı. Bunlar çağımızın modern gericileri. Aslında kendilerini ilerici zanneden aslında çağdaş gerici olan insanlar. Her türlü kolaylaştıran programa plana adıma karşı çıkıyorlar. Kendilerinin de ortaya koyduğu bir program yok.

Anahtar Kelimeler:
BAKANLAR KURULU
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.