Küresel aklın yeniden şekillendirdiği Ortadoğu'da ne olmayacak?

Olacaklar üç aşağı beş yukarı görünüyor.  Bu yazımda olmayacakları konu etmeye çalışacağım.  

1. Irak bölünecek.  1990'lı yıllarda bunun için parçalara yarıldı.  Projenin içinde (mevcut Irak ) olmayacak.
2 ) Suriye bölünecek.  Bunun için son birkaç yıldır parçalara ayrılıyor.  Projenin içinde (mevcut Suriye) olmayacak.

3 ) İran'ı bölecekler ama önce parçalara ayrılması lazım. ABD ve İsrail bunun için can siper çalışıyor.  Her an müdahale edilebilir.  Projenin içinde (mevcut İran ) olmayacak.
4. Türkiye'nin bölünmesi kaçınılmazdır.  Türkiye de Irak, İran ve Suriye'den farklı bir konumda olduğu için onun parçalanma süreci yaşanmadan direkt bölünecektir. Ancak önce NATO'dan atılması gerekiyor. Bunun hazırlıkları yıllardır yapılıyor.   Projenin içinde (Mevcut Türkiye ) olmayacak.
5. O coğrafyada artık hiç bir güç Kürdlere dönüp "Kürdistan nerede?" diye bir soru soramayacak.  Çünkü bölgenin en güçlü ülkesi Kürdistan olacak.  
6. Kimse Kürdlerin %80 Müslümandır, diye bir oran veremeyecek.  Çünkü Kürdler İslamcıları özgürlüğe gittiği yolda çok iyi tanıdı. O yüzden Kürdlerin %80 islamlar arasına mesafe koyacak. % 20'ye de katlanırız artık.  Yani (Kürlerin %80i Müslüman) olmayacak. Bu projede yok ama aptallığın baskın gelmeyeceğini hesaba katarak burada ben tahminde bulunuyorum.  

Bu güne gelirsek, bu gün geldiğimiz nokta itibariyle bölgede hiç bir gücün buna küresel güçlerde dahil, Kürtlere kaybettirme gücü yoktur.  

Yüzyılı aşkındır Kürdler hep savaştığı halde yenikti. Ancak, bu yenilme hali son 20 yılda zaferden zafere evirildi.  Güneydeki referandumla birlikte bu Zafer Kürdlere bağımsızlığın kapısını da araladı.  Kürdistan düşmanları yek vücut halinde bu kapıyı yeniden Kürdlerin suratına kapatmaya çalışıyor.

 İran, Irak ve Türkiye son dönemde bunun için yoğum mesai harcıyor. Kendilerine göre çözüm diye  buldukları şey ise, bölgedeki gericilik.  Dörtlü işgal  zinciri bölgesel gericiliği kullanarak referanduma şiddetle cevap vermiştir. İşe yaramaz bu hamleleri Kürdistan düşmanlarını mutlu etmiştir.  Ancak bilmedikleri bir gerçek vardır.  Bu saldırıyla Kürtleri mevzilerinden geriye itmemişlerdir.  Kürdler mevziyi bilerek bırakmıştır.  Bu stratejik bir hamledir.  Dikkat edin burada işgal zincirinin müttefikleri bölge gericiliğidir. Dün besledikleri Sünni  IŞİD kellerine ne kadar Merhem olduysa bu onun Şiî versiyonu da o kadar merhem olacaktır.  Kürdlerin  bölgedeki müttefikleri ise küresel gücün bölgede verdiği uygarlık savaşının ilerici güçleri.  Yani ABD yani İsrail yani Fransa, Almanya....

Kim söylemiş bilmiyorum ama doğru söylemiş ! "korkunun ecele faydası yoktur. " "Cin şişeden çıkmıştır."

Burada şişe küresel aklın Ortadoğu'yu yeniden şekillendirme projesi, cin de bağımsız Kürdistan'dır.

Tabi ki, her şey böyle kolay olamayacak.  Eger gerçekten Kürdler güçlü bir Kürdistan  devleti istiyorsa ki, bunu referandumda %93'lük bir oranla istediklerini  beyan etmişlerdir. Daha önceki yazımda gerekçeleri ile birlikte ifade etmiştim. Bu oran tüm Kürdistan için düşünülebilir.  

Şimdi bağımsız güçlü bir Kürdistan'a gelelim. Bu referandum yada sonrası bağımsızlık ilanı oturarak olmaz.  güçlü bir Kürdistan'ın kurulabilmesi için Kürdlerin Milli bir duruşla Kürdistan'a olumsuz yönelen her güce karşı inançlı bir savaş vermeleri gerekiyor. Unutmayalım, Kürdistan'ı dört işgalci ülke çevirmiş durumdadır.  Dört işgalci ülkeyi düşürebilmenin yolu da Kürtlerin milli bir ruhla verebileceği bir savaşa bağlı. Eğer Kürtler milli bir duruşla inançlı çetin bir savaş yürüyemezlerse, işte o zaman bağımsızlık hayalleri gerçekten hayal olmaktan öteye gitmez. Çünkü Ortadoğu'yu yeniden şekillendirmeye çalışan güçler, Kürdlerin karakaş'ı kara gözü için Kürdlerle ittifağa gitmiyor.  Kürtlerin bu savaş gücünü hesaplayarak Kürtlerle müttefiklik ilişkilerini geliştiriyor. Kürtler bunun yerine, dedikodu yaparak birbirini satarak birbirinin kuyusunu kazarak, filanca şeyhe, filanca mire, filanca pire kul köle olarak, hangi liderin bastığı toprağı yiyerek cephede parti filamanlarını sallayarak böyle ciddi bir savaşı vereceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlar.  
Bağımsızlık şeyhe  saygı duyarak liderinin ayağını altındaki toprağı yiyerek öperek kazanılmış bir şey değildir.  Dünyada böyle bağımsız olmuş hiç bir ulus da yoktur. Bağımsızlığı savunan her Kürdün bunu kafasının içine yazması, kazıması lazım.
Hiç kimse bedeli ödenmeyecek bir bağımsızlığı bize altın tepside sunmaz.  Ne ABD Ne İsrail ne de diğer güçler. Gerçi böyle sunulsa dahi "red edeceğim" diyen aklı evvel siyasi liderler de var.  Dünyada böyle sunulmuş bir bağımsızlık örneği yok zaten. Kaldı ki ne ABD, ne İsrail ne diğer güçler bağımsızlıklarını altın tepside sunulmuş olarak almadılar.  Bunlar büyük savaşlar sonunda elde edilmiş özgürlüklerdir.  
Kürtlerin farklı bir özelliği yok, Kürtlerin de bu süreçten bağımsızlıkla çıkmalarının yolu düşman karşısında dik durmaları ve Çetin bir savaş vermeleri.  Kürdlerle kaderleri ve düşmanları hemen hemen aynı olan Yahudiler,  1948'de bugünkü İsrail devletini ilan ettiklerinde, tıpkı bugün Kürdistan'a 4 ülkenin savaş açtığı gibi Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Mısır aynı anda İsrail'e saldırdılar. Kararlı inançlı mazlum İsrail bağımsızlığa odaklandığı için Kuzey ve Doğuda Suriye, Irak ve Lübnan orduları teker teker yenilgiye uğratılır.

Buna karşın Israil ordusu Jerusalem’de Ürdün ordusu tarafından çembere alınır. İsrail ordusunun Jerusalem’e koridor açma girişimleri, ağır kayıplara karşın gerçekleştirilemez. Aynı anda Güneyden Mısır ordusu cephe açar ve Tel Aviv’e doğru hızlı bir şekilde ilerler. Onların Tel Aviv’e girişleri büyük zorluklarla engellenir. Ancak, doğudan gelen Mısır ve Arap orduları, Bethlehem’i ele geçirip, Jerusalem'e saldırı başlatırlar. Bu gelişmeler üzerine yenilip geri çekilen Suriye ve Lübnan ordusu, Kuzeyden tekrar saldırıya geçer.

Çok ağır kayıplara rağmen, 10 günlük olağanüstü direnişle Israilliler çemberi kırıp, tüm Arap ordularını yenilgiye uğratır.
Kürdlerde de bu potansiyel var.  Ne de olsa Eyyubî'nin torunları.  Ayrıca İsrail oğullarında dünyadaki en yakın akrabaları. Mele Mustafa Barzani, Qazî Muhammed gibi milli duruşsa sahip öncüleri de var.  Ama her ne hikmetse son 50 yıldır Kürdler  verdikleri mücadeleye bu ruhu henüz layıkıyla taşımayı başaramadılar.   Umarım Kerkük'e yapılan bu kapsamlı saldırıyla birlikte Kürdler, akıllarını başlarına alıp bu ruhu esas alırlar.   

Medeni Duran.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.