Bu haber kez okundu.

Yeni CHP'yi bekleyen büyük tehlike

Bir düşünün hele…

Bundan 10 yıl önce, o dönem henüz yeni kuracağı partiye bir isim aramakta olan, siyasete devam edip edemeyeceği ‘statüko baronlarının’ iki dudağı arasında kalmış bugünün başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a sorulan o ünlü sorunun, yani “değiştiniz mi?” Sorusunun;

Gün gelip ‘bütün zamanlarda’ statükonun bekçiliğini yapan Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve O’nun liderine yöneltileceği hiç kimsenin aklının ucundan geçmiş miydi acaba?

O vakitler herhangi bir Allah kulunun aklına böyle bir sorunun gelmiş olmasını tasavvur bile edemiyorum.

***

Oysa şimdi, bu seçim döneminin en önemli sorularından biri haline gelmiştir, CHP liderine yöneltilen “değiştiniz mi Sayın Kılıçdaroğlu?” Sorusu.

Demek ki, ‘tarihin cilvesi’ teorisine itibar etmek gerekiyormuş!

Artık hiç kimseden çekinmeden “yeni CHP” diyebiliyor Kılıçdaroğlu.

Bu yeni CHP’nin içini doldururken de, bazen liberal, bazen muhafazakar; Kimi zaman solcu-kemalist, ara sıra sosyalist, hatta bazen duruma göre ‘dini jargona’ uygun söylemler geliştirebiliyor.

Yeni CHP’nin Ak Parti’den daha demokrat, daha fazla darbe karşıtı olduğunu söylüyor.

CHP’nin düne kadar ‘kıpkırmızı çizgilerinden’ biri olan kürt sorunu konusunda, bütün ezberleri bozup, özerklik kelimesini bile kullanıp, Ak Parti’yi geçtikleri mesajını verebiliyor. 

Yani isteyen herkese istediği herşeyi şeyi vermeyi vaad ediyor CHP lideri.

Hatta birkaç gün önce “bedeli ne olursa olsun Türkiye’yi cennete çevireceğim” gibi bir cümle bile kullandı.

Doğrusu, bu vaatlerin inandırıcılık sorununu bir kenara bırakırsak, Kılıçdaroğlu’nun, partisini 80 yıllık ‘hastalığından’ kurtarıp milletle barıştırma çabası büyük bir alkışı gerekli kılıyor.

Durmaksızın koşturması, ülkenin 81 ilini dolaşması, “biz buralara gelip derdinizi sormadık” diyerek öz eleştirilerde bulunması da kıymetli bir şey.

CHP TABANI ‘DEĞİŞİM’ DEMİYOR

Ama gelin görün ki, bunlar ‘değiştiniz mi?’ sorusu için yeterli bir yanıt teşkil etmiyor.

İki büyük sorunu var Kılıçdaroğlu’nun.

1-10 yıl önce Erdoğan’ın karşısında olan toplum kesiminin aksine, CHP tabanı, henüz değişim talebini ortaya koyacak bir davranış sergilemiyor.

2-Kılıçdaroğlu’nun bizatihi kendisi böyle bir dönüşümü yaşatabilecek ‘liderlik vasıflarına’ sahip değil.

EN KESTİRME YOLDAN ESKİ DÜZENE DÖNME ÇABASI

Daha açık yazmak gerekirse;

12 Haziran’da CHP’ye oy verecek olanların en az yarıdan fazlasının talep ettiği tek şey, ‘en kestirme yoldan’ eski düzene geri dönülmesidir.

CHP tabanının büyük bölümü, iktidar aygıtının gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bütünüyle sivil ellere geçmesi fikrine hala çok uzak durumdadır. 

Onlar için, güdümlü demokrasi dışındaki seçenekler ‘korkutucu sonuçlar’ doğurabilir. Yapılan araştırmalarda, “ordunun darbe yapması meşrudur” görüşünü benimseyenlerin ekserisinin CHP seçmeni olmasını başka türlü nasıl açıklayabiliriz ki?

Bu kesimler, Kılıçdaroğlu’nun kürt sorunu ve muhafazakar değerler konusunda yaptığı açıklamaları ‘homurdanarak’ izleseler de, bunun geçici bir süre için kullanıldığı bilinciyle sabretmekteler.

Bu kesimler, Kılıçdaroğlu “Laiklik tehlike altında değil” dediği zaman da, “özerklik” dediği zaman da birbirlerine ‘metanet’ telkin ettiler. 

Kuşkusuz Kılıçdaroğlu, bu tür ‘süslü laflarla’ Ak Parti iktidarını devirebilirse omuzlarda taşınmayı hak edecektir.

Ve onların arzu ettiği ‘ricat’ hızlı bir şekilde başlayacaktır.

***

Peki ama ya bunu yapamazsa…

Ak Parti’yi deviremediği gibi CHP’nin oylarını yüzde 25 lerin üzerine de çıkaramazsa…

O zaman Kılıçdaroğlu “yeni CHP’nin” başında kalmaya devam edebilir mi dersiniz?

Yahut böyle bir tablo karşısında CHP yönetiminden değişime, dönüşüme devam kararı çıkar mı?

***

Gerçek şu ki, Kılıçdaroğlu’nun kullandığı yeni CHP söylemi, köklü bir dönüşüm talebinin dışa vurumu olarak durmuyor henüz. 

Bu söylem olsa olsa köprüyü geçene kadar, yani seçimler bitene kadar tedavülde kalacak bir “yeni CHP” söylemidir.

Peki Türkiye’nin de ihtiyacı olan CHP’deki asıl büyük değişim ne zaman olur?

Doğrusu, bu konuda henüz olgunlaşmış bir görüşüm yok.

Ama aklıma ilk geleni yazayım.

Türkiye’nin demokratikleşme yolunda yapmakta olduğu bu büyük yolculuk kurumsallaşırsa eğer, CHP asıl o zaman köklü bir değişim yaşayabilir ki, bu da sadece henüz çağın gerçeklerini kavrayamamış olan CHP’nin öfkeli tabanının değil, bütün ülkenin hayrına olur.

Mehmet Acet - Haber 7acetmehmet@hotmail.com

Kaynak : haber7.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.