Bu haber kez okundu.

Peygamberimizin evden çıkış duası

İNSANIN VAROLUŞ SEBEBİ  

Soru 11: Biz insanların yaratılış amacını Kur’an ışığında aydınlatmanızı istiyorum, teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.  

Cevap 11: İnsanın varoluş sebebi, yaratılış hikmeti, onun hedef ve misyonu hakkında şu üç âyet-i kerîme dikkat çeker:

1. Hz. Musa, “Sen bize gelmezden önce de sen bize geldikten sonra da biz eziyet gördük!” diyen kavmine, “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı yok eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar”(A’râf 7/129) diye cevap verir. Demek oluyor ki, kendini tanıyan ve sorumluluğunun farkına varan insan, her türlü zulüm ve askıdan uzak duran, hak ve hürriyetleri gözeten, dinî, insanî ve ahlâkî değerlere saygı duyan âdil bir yönetim tarzının gerçekleşmesi için çaba harcar, harcamalıdır.

2. “Sizi yerden/topraktan yaratıp geliştiren ve orayı mamur kılmanızı isteyen O’dur”(Hûd 11/61). Bu âyet, insanın yeryüzünü imar ve ıslah edip orayı hem maddî hem de mânevî bakımından yaşamaya müsait alana dönüştürerek bir medeniyet kurmasını ister.  

3. “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler (ve beni tanısınlar) diye yarattım”(Zâriyât 51/56). Bu âyet, yaratılışı gereği insanın Allah’a iman ve ibâdet yükümlülüğünü hatırlatır.

Esasen, insanın varoluş sebebi ve onun üç temel görevini hatırlatan Yüce Kur’an, bunların ortak paydasının denemek (sınamak, imtihan etmek) olduğunu öğretir: “Mutlak yönetim ve hükümranlık elinde bulunan Allah yücedir. Hanginizin daha güzel iş (kulluk) yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur”(Mülk 67/1-2) ve “Size verdiği (imkan ve nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur”(En’âm 6/165).

Ne var ki Yüce Kur’an, sınavda olan insanın, emanet olarak üstlendiği bu kutlu görev karşısında genellikle zayıf not aldığını, akıl ve idrak kabiliyetini tam olarak kullan(a)madığından “çok zâlim ve çok câhil”(Ahzâb 33/72) olduğunu da açıklar. Sonuç itibariyle, ebedî âhiret yurdunu garantiye alabilmenin tek yolu, Allah’a kulluk ve adaletin tecelli ettiği bir medeniyet şuuruyla hareket edip sınavı kazanmaktır. Zira insan olarak doğmak kolay fakat insanca ve müslümanca yaşayıp ölmek zordur.

ÜÇ AYLARIN MAHİYETİ VE FAZİLETİ

Soru 12: Yaklaşmakta olan üç ayların faziletine dair Kur’an ve hadislerde bilgi var mıdır?

Cevap 12: Geleneğimizde “üç aylar” diye ifadesini bulan zaman dilimi, Recep, Şaban ve Ramazan aylarından oluşur. Recep ve Şaban ayları, Kur’an ayı Ramazan’ın habercisi ve müjdecisidir.  Bilindiği gibi hicrî-kamerî aylardan olan Recep ayı, hürmet edilmesi gereken “haram aylar” arasında sayılır. Nitekim Peygamberimiz (s.a) şöyle buyurur: “Zaman, dönüp dolaşıp Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü heyetine kavuştu. Yıl, on iki aydır. Bunlardan dördü haram (aylar)dır ki, onların üçü peş peşe gelir: Zilka’de, Zilhicce ve Muharrem. (Dördüncüsü ise) Cumâdâ (Cemâziyelevvel ve Cemâziyelâhir) ile Şaban arasındaki Receb-i Mudar’dır”(Buhârî, Tefsîr(sûre:9), 8; Müslim, Kasâme 29; Ahmed b. Hanbel, V, 37).

Şu âyet-i kerîme de Recep ayının faziletine işaret eder: “Doğrusu Allah nezdinde ayların sayısı, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına uygun olarak on ikidir; bunlardan dördü haram aylardır. İşte doğru olan hesap budur. Artık o aylarda kendinize zulmetmeyin!”(Tevbe 9/36). Bu âyetteki “Artık o aylarda kendinize zulmetmeyin!” ifadesi, pek çok müfessir tarafından her zaman yasaklanmış olan zulüm ve günah konusunda şeref ve faziletlerine binaen bu aylarda daha dikkatli olunması gerektiği, salih amel, hayır ve hasenatın sevabının da daha fazla gerçekleştiği şeklinde yorumlanır.

Üç aylardan Şaban ayının faziletini gösteren haberlerden birisi şudur: Üsâme b. Zeyd (r.a) diyor ki: “Rasûlullah (s.a), Şaban ayında tuttuğu orucu hiçbir ayda tutmadı. Kendisine, “Yâ Rasûlallah! Şaban ayında tuttuğun kadar hiçbir ayda (nâfile) oruç tutmadığını gördüm” deyince, şöyle buyurdu: “Şaban, Recep ile Ramazan arasında insanların gafil bulunduğu bir aydır. O, amellerin Rabbülâlemîn’e yükseltildiği bir aydır. Ben de amelimin oruçlu iken yükseltilmesini istiyorum”(Nesâî, Sıyâm 70).

Üç ayların sonuncusu olan Ramazan’ın faziletine dair ise pek çok âyet-i kerîme ve hadis-i şerîfin bulunduğu bilinen bir husustur. Geleneğimizde “kandil” diye bilinen dört gece de sözü edilen üç aylar içinde bulunur. Bunlardan Regâip, Receb’in ilk cuma gecesine, Mirac, Receb’in yirmi yedinci gecesine, Berat, Şaban’ın on beşinci gecesine, Kadir ise Ramazan’ın yirmi yedinci gecesine rastlar.

RECEP, ŞABAN VE RAMAZAN’A DAİR İKİ HADİS

Soru 13: “Recep Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır” ve “Allahım, Recep ve Şaban’ı bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır!” hadislerinin sahih olup olmadıklarını merak ediyorum. Vereceğiniz bilgiler için “Allah râzı olsun” diyorum, hürmetlerimle.

Cevap 13: “Recep Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır” ve “Allahım, Recep ve Şaban’ı bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır!” hadislerinin her ikisi de rivâyet tekniği (sened/isnad) bakımından zayıftır. Konu hakkında meşhur hadis âlimi Münâvî’nin Feydu’l-kadîr şerhu’l-Câmiı’s-sağîr (IV, 24, V, 167) adlı eserine bakılabilir. Rivâyette geçen “ümmetimin ayı” ifadesi, af ve mağfiret ayı olarak açıklanır.

Burada vurgu yapmak gerekir ki, zayıf hadis, mevzu (uydurma ve asılsız) demek değildir. Mevzu haber, dinî konularda kesinlikle delil teşkil etmez. Ancak zayıf hadis, belli şartlar çerçevesinde bilhassa tergîb, terhîb ve fezâil (özendirme, uzaklaştırma ve faziletler) konusunda delil olarak kullanılır. Bu itibarla, üç ayların faziletine dair olan her iki zayıf hadis de dikkate alınır ve amele konu edilir.

PEYGAMBERİMİZİN EVDEN ÇIKARKEN YAPTIĞI DUÂ

Soru 14: Peygamberimizin evden çıkarken yaptığı ve tavsiye ettiği yaygın duâ hangisidir?

Cevap 14: Müminlerin annesi Ümmü Seleme’den (r.a) rivâyet edildiğine göre Peygamber (s.a) evinden çıktığında şöyle derdi: “Allah’ın adıyla Allah’a dayandım. Allahım, dalâlete düşmekten veya dalâlete düşürülmekten ayağımın kaymasından veya kaydırılmasından, zulüm yapmaktan veya zulme uğramaktan, bilgisizce davranmaktan veya bilgisizce ve gayr-i medenî muamele görmekten sana sığınırım”(Ebû Dâvud, Edeb 112; Tirmizî, Deavât 35; İbn Mâce, Duâ 18; Nesâî, İstiâze 30; Ahmed b. Hanbel, VI, 306).

Duânın Arapça orijinal metni şudur: “Bismillâhi tevekkeltü alallâh. Allâhümme innî eûzü bike en edılle ev udalle ev ezille ev üzelle ev azlime ev uzleme ev echele ev yüchele aleyye”.

Bu duâ Arapça veya Türkçe ezberlenip ev, iş yeri ve okul gibi yerlerden çıkarken Allah’ın rahmet ve himayesine sığınarak okunmalıdır.

Prof. Dr. Zekeriya Güler - Haber 7

SORULARINIZ İÇİN: zguler59@hotmail.com

Kaynak : haber7.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.