Bu haber kez okundu.

'Millete karşı olanlar tarihe karışıyor'

Mehmet Can'ın sunduğu Canlı Gündem programı siyaset arenasında 'üslup' sorgulamasıyla başladı..

Osman Ateşli, toplum olarak tartışma kültürümüzün gelişmediğini liderlerin meydanlarda sarfettiği sözlerden anlaşıldığını söyleyerek, 'Meydanlarda sertleşen üsluptan yola çıkarak tartışma kültürümüzün yeterince oturmadığı ortada… Bırakalım meydanları iki kişi konuşurken bile birbirimizi dinleme noktasında eksiklerimiz var. Bu nasıl oluşur? Karşılıklı saygıyla olur, sevgiyle olur, sükunetle olur… Anlayışlı olmak çok önemli… Marjinal bazı grupların seçimi provoke etme girişimleri olduğunu söyleyebiliriz. Lokal olaylar çıkarılarak bazı noktalar karıştırılmak isteniyor' dedi.

ERDOĞAN'IN KONVOYUNA SALDIRILAR VE KAVGALAR

Mehmet Can'ın 'Seçime günler kala yükselen tansiyona neden olan neydi? sorusuna da Ateşli 'Senaryo yazanlar ne kadar tehlikeli bir oyun sahnelediklerinin farkında… özellikle toplumun sinir uçları tercih ediliyor. Hopa’daki olaylarda medya da doğru bir üslup ortaya koyamadı bence… “Erdoğan Hopa’yı karıştırdı: 1 ölü” diye manşet atan oldu. Bu yanıltıcı ve yanlı bir habercilik anlayışı… Olayları millete doğru aktarılması çok önemli… bu diğer olaylarda da böyle yapıldı. Ortada hiç bir sebep yokken ülkenin başbakanının otobüsü taşlanıyor. Atılan taşlardan biriyle bir koruma polisi mitin otobüsünden düşürülüyor, beyin kanaması geçiriyor bu nokta görülmüyor mesela… Haberler polisi taşlarken müdahaleler sırasında ölen bir emekli öğretmen üzerine kurularak veriliyor.Yerden kaldırım taşlarını söküp atmak yıkıp dökmek nasıl bir demokratik hak olabilir. Bu nasıl bir protesto kültürü olabilir?? Hopa özellikle seçilmiş bir nokta diye düşünüyorum. “yeni bir fatsa yaratma girişimi” diye dillendiren bile oldu medyada bunu' dedi..

HOPA'DAKİ PANKARTLAR NE ANLAMA GELİYOR?

Hopa'da Erdoğan'ın konvoyuna saldırı ve 1 polisin ağır yaralanmasıyla 1 vatandaşın ölümü olaylarında da medyanın tavrının dikkat çekici olduğu söyleyen Osman Ateşli pankartların da masum olmadığını belirtti..

Ateşli “Tek yol sokak, tek yol devrim” pankartı asılması… ÖDP’nin kalesi sayılan bir ilçede olması ve halkevlerine mensup bazı grupların ön plana çıkması…  CHP’li bir belediyenin sınırları içinde olayların yaşanması… Ben, bunların hepsinin bir tesadüf olduğunu düşünemiyorum. Hopa’da bunları yaşatan gerekçe neydi? Hiç… Hidroelektrik santraller deniliyor… Kesinlikle işin bahanesi…

Tabi medyadaki ve siyasetteki üslubun da bunda etkisi var. Ancak halkın bu oyunlara gelmediğini çok rahat söyleyebilirim… vatandaş gergin değil, bazı mihraklar gergin… Toplumun iradesinin sandığa yansımasından rahatsız olan karanlık güçler gergin… Sağ partileri destekleyenler olsun sol partileri destekleyenler olsun 12 Haziran sabahı gidecek demokratik iradesini ortaya koyacak…

Bazı siyasi partilerin kendisini terör örgütünden ayrı bir yere konumlandıramamış görünüyor. Silahla çözüm arama yolunu seçen terör grupları var. Bunların da olaylarda önemli bir etkisi var.

Peki çözüm ne olmalı? Halkın huzurunu bozacak bu mihraklara fırsat verilmemeli, demokrasi güçlenmeli, demokratik sistem güçlenmeli, hukuk devleti güçlenmeli, vatandaş bu gruplara topyekûn tavır alarak dışlamalı…

Bunun yanında eğitim çok önemli bir unsur… Mesela aktarılan rakamlara göre 8 yılda 163 bin yeni derslik yapıldığını ifade ediyor… Cumhuriyet tarihinde yapılan derslik miktarının yarısı kadar bir sayı bu… daha fazlası yapılmalı… eğitim veren insanlar donanımlı olunmalı… insanlar iyi bir eğitimden geçirilmeli…

Bunlar yerine getirildiği sürece ne terör ne darbe ne de başka olumsuzluklar konuşulacaktır.

Diğer bir önemli konu siyaseti yapanların üslubu…. Siyaset yapanlar ve yapma hedefinde olanlar millet için doğru şeyler yapmak zorunda… Kitlelerin önündeki isimler ülke için doğru hedefler koymalı… Körü körüne karşı olma anlayışı çözümsüz muhalefet en kötü şeylerden biri… Ülke için çözümler üretilmeli… karşılıklı oturup her şey konuşulabilmeli tartışılabilmeli…

YERİ GELDİĞİNDE KUCAKLAŞMALIYIZ

Sıkılı yumruklarla, karalama ve çamur atma siyaseti bir kenara bırakılmalı…

Bu ülkenin kalkınmaya, bu ülkenin gelişmeye ihtiyacı var. Ülke için yeni şeyler söylenmesine projeler üretilmesine ihtiyaç var. Bu millet kendisi için doğru şey yapanları her zaman başının üstünde taşımayı bilir…

Yeri geldiğinde kucaklaşabilmeyi bilmek lazım. Topluma hizmet için yola çıkan kişiler yeri geldiğinde yaptıkları yanlışlardan ötürü özür dileyebilme erdemliliğine sahip olmaldır.

Örneğin geçtiğimiz günlerde bir olay yaşanmıştı. CHP genel başkanı kemal Kılıçdaroğlu, bakan hayati Yazıcı’yı “ÖSYM başkanına torpil e-maili atmakla” suçlamıştı. Olay vatandaşın birinin oyunu çıktı. Olay unutulup gitti. Sayın Kılıçdaroğlu çıkıp ya Yazıcı’dan özür dilemedi. Birine bir suçlama yöneltiyorsanız doğru mu, değil mi onun önünü arkasını araştırmak zorundasınız. Ne olursa olsun suçlayayım anlayışıyla “çamur siyaseti” toplum nezdinde gözden düşürüyor.Herşeyi iktidar partisini suçlamak için bir sebep kılmak ülkeye fayda getirmez.

HER OLAYDA HÜKÜMETİN SUÇLANMASI DOĞRU MU?

Mehmet Can'ın 'YGS'de şifre iddiaları ve son olarak Trabzonspor'un şampiyonluğu konusunda eleştiriler döndü dolaştı Erdoğan'a kadar geldi. Bu tutumu nasıl yorumluyorsunuz' sorusuna da Ateşi, 'Son yaşanan olayları gözden geçirecek olursak; YGS’de şifre iddiaları, MHP’lilerin kasetleri , Trabzonspor’un şampiyonluğu kaybetmesine kadar hükümet suçlandı… Hopa’da yaşananlardan ötürü hükümeti suçlamak, “Hopa’da yaşananlara selam gönderiyorum demek” nasıl bir siyaset anlayışı olabilir? Bu anlayış nasıl meclis’te halk adına siyaset yapacak?

BAYRAK SİYASET KONUSU OLMAMALI

Osman Ateşli son olarak, CHP'nin Hakkari mitinginde Türk bayrağının olmaması ve bu durumun da Erdoğan tarafından sık sık eleştirilmesi noktasında da şunları söyledi: Bu ülkenin bayrağını ırkçı bir sembol olarak göstermeyle bunu başaramayız. Özellikle CHP’nin BDP  destekli Hakkari mitinginde yaşanan olaylar düşündürücü… meydanda hiç Türk bayrağının olmaması…Bu ülkede bayrak düşman görülmemeli… aynı şekilde din bir düşman görülmemeli…

Bayrak ve din bu milleti birlikte kılan bir mayadır.Herkes bu vatanda bu bayrağın altında istediği biçimde yaşamakta özgürdür. Bayrak ve din düşman bellenirse, millet de düşman bellenir. Geçmişte bunun acı örnekleri vardır.. Demokrasi iyi uygulanmalı ki, hukuk kuralları geçerli olmalı ki, hak hukuk gözetilmeli ki, birlik ve beraberlik içinde bir yaşam uygulanabilsin.

Bireysel ve toplumsal özgürlükleri sağlamak lazım. Kavgadan ve yasaklardan kimseye fayda yok. Bu bütün topluma zarar veriyor.

MİLLETE İRADESİNE RAĞMEN SİYASET SONUÇ VERMİYOR

Demokratik seçimin sonucunu göze alamayanlar, millet iradesine karşı başka illegal yollar seçme hatasında bulunuyor. Bu cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında yaşanan 367 tartışmalarında da böyle oldu diğer seçimlerde de… Sonuç ne oldu? Kaybolup gitmeye mahkum oldular?

Millet iradesine rağmen yapılan her şey büyük bir hatadır. Her zaman son sözü millet söyler... Geçmişte olduğu gibi… haftaya pazar günü de millet son sözü söyleyecek. Milletin iradesine herkesin güvenmesi lazım.

Ben önümüzdeki hafta yapılacak seçimlerin demokrasi adına ülke için kazanç olmasını temenni ediyorum. Milletimiz için hayırlı olur inşallah.

Kaynak : haber7.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.