Bu haber kez okundu.

Bir Müslüman'ın ayin izlenimleri!..

İstanbul’un orta yerinden, Diyarbakır Suriçi’ne verdiğim selamın ardından,  Belçika’nın başkenti Brüksel’de buldum kendimi.

Bu benim Brüksel’e ilk gelişim.

Elbette kalabalık kafileyle birlikte Büyük Meydanı  gezdim.

 Brüksel’in simgesi Manneken Pis  (İşeyen Çocuk) heykelinin önünde fotoğraf çektirdim.

Çikolata kokulu dükkânlarına girip “farklı ne var” diye baktım.

Ancak  size Brüksel’in o tuhaf Ankara’ya benzeyen soğuk çehresini  anlatacak değilim!..

Ya da Avrupa  Birliği’nin başkenti Brüksel’den havadisler verecek de değilim!..

Sizlere anlatacağım çok daha başka bir şey.

Aslında bazı dostlarımın “ne gereği vardı bunu yazmana” diyeceğini bile bile yazmak istedim.

Zira benim için az sonra isimlerini zikredeceğim insanların yeryüzü serüvenleri çok önemli…

O nedenle o büyük insanların anısına duyduğum hürmet herşeyin üzerinde.

Sıkılmayın sadede geliyorum:

Size 1987 yılının Christmas Gecesi’nden bu yana, ilk kez katıldığım bir ayindeki gözlemlerimi anlatacağım.

Durun kızmadan önce yazının sonuna kadar sabredin lütfen.

Evet,  evet… Brüksel’e kadar geldim ve caddelerde aylak aylak dolaşmak yerine, St Nicolas kilisesindeki ayini izledim.

Neden mi?

Çünkü aziz dostlarım, gezmek için  girdiğim kilisede Hz. Meryem’in o  Aramice ilahide anlatıldığı  gibi, Hz.İsa’nın ölüm haberini (ki biz Müslümanlar Hz.İsa’nın Allah (cc) tarafından göğe yükseltildiğine inanırız) aldığında yaşadığı hüznü anlatan onlarca tasvir vardı.

Meryem’in!

 Hz.Meryem’in hatırasına saygımdan ayinin sonuna kadar orada öylece bekledim.

 Bilen bilir benim Hz.Meryem’e olan derin muhabbetimi..!

Yine bilen bilir benim Hz.Muhammed’in “Cennet kadınlarından  en üstünleri Firavun’un karısı  Asiye, İmran’ın kızı Meryem, Hüveylid’in kızı  Hatice ve Muhammed’in kızı Fatıma’dır” hadisinde andığı Hz.Meryem’e olan derin sevgimi..!

İşte o yüzden, Aramice ilahilerde, “Ey Meryem oğlun Jesus öldü” diyerek seslenen Kudüslülere vakur gözerle bakarken;  acıyan kalbinin üstüne ellerini bastıran Meryem’in sızısı gördüğüm her çarmıh’ta depreşir.

İşte o yüzden, girdiğim St Nicolas kilisesindeki ayin notlarını sizlerle paylaşmak istedim.

2 Haziran 2011 tarihinde Saat 17.30 St Nicolas kilisesindeki ayinden aklımda kalanlar şöyledir:

Bir: Ayinde hiç çocuk yoktu. Hatta 30 yaşın altındaki gençler de…

İki: Ayini zenci bir rahip yönetti. İlahi söyleyen rahibin ise sesi fena değildi.

Üç: Asıl dikkat çekici olan 55 yaşlarındaki rahibenin mutlak otoritesiydi.

Dört: Ayinde ilahilerin nakarat kısmı hep birlikte söylendi.

Beş: Bizim camilerin ön safları gibi, kilisedeki ilk sıralar da doldu. Arkalar yine boş kaldı.

Altı: Kilise görevlilerinden yaşlı olan ayin boyunca beni göz hapsinde tuttu.

Ve son: oradakilerin inançlarına saygı göstermek için ne kadar çaba göstersem de sanırım Müslümanlığım gözlerimden okundu.

Brüksel’den benim haneme bunlar düştü.

Vesselam!

Hasan Öztürk - Haber 7hasan.ozturk@ulketv.com.tr

Kaynak : haber7.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.